Çocuklar Açık Havada Çok Az Vakit Geçiriyor

Kültür varlıklarını ve doğal alanları koruma amacıyla kurulmuş bir organizasyon olan National Trust, yeni yaptığı bir çalışmasında, çocukların açık havada oyun oynayarak geçirdiği sürenin ebeveynlerinkinin yarısı kadar olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırma, çocukların haftada ortalama dört saatin biraz üstünde bir süreyi dışarıda oynayarak geçirdiğini gösteriyor. Bu oran, ebeveynlerin çocukluklarında geçirdiği 8.2 saatlik sürenin maalesef yarısı. Üstelik, İngiltere hükümeti tarafından yapılan başka bir araştırma, ankete katılan çocukların yüzde 10’unun en az bir yıldır park, orman ya da kumsal gibi doğal bir alanda bulunmadığını ortaya çıkarıyor. Bu durum, modern çağda açık havaya ve kırsal alanlara olan ilginin ne kadar düşük olduğunu gösteriyor. Tahmin edebileceğiniz gibi, durumun böyle olmasında ebeveynlerin açık havaya karşı yaklaşımı ve sosyo-ekonomik konumun da çok büyük payı var.

Ancak, bu sadece İngiltere’ye özgü bir durum değil. Amerika’da çocuklar üzerine araştırmalar yapan Seattle Çocuk Araştırmaları Enstitüsü’nün bir çalışması, okul öncesi çocukların yaklaşık yüzde 50’sinin açık havada ebeveyn gözetiminde günde bir oyun bile oynamadığını gösteriyor. Ortalama olarak, 10 ila 16 yaş arasındaki çocuklar günde 10.4 saati uyanık ve nispeten hareketsiz geçirirken, açık hava aktivitelerine ayrılan vakit yalnızca 12.6 dakika.

Elinde bir oyun konsoluyla kanepede oturmayı, açık havada elinde bir çubuk ve hayal gücüyle baş başa kalmaya yeğleyen hareketsiz bir nesil yetiştiriyoruz.

Açık havada daha az oyunun çocuklar üzerindeki etkisi nedir?

Açık havada oyun oynamanın, çocuklara ne kadar faydalı olduğunu gösteren birçok çalışma mevcut. Ancak, çocuklar bu faydalardan mahrum kalıyor olabilir. Bu faydalar arasında yalnızca temiz hava ve manzara yok, dışarıda vakit geçirmenin ciddi fiziksel ve zihinsel yararları var.

Sadece açık havada olmak bile D vitamini seviyesini yükseltiyor. Gerçek dünyadaki nesneleri kullanmak ve doğal ortamlarda gezinmek, motor becerilerin ve mekansal farkındalığın gelişmesine yardımcı oluyor. Güneşe maruz kalmanın, göz bebeğini kısmak göz kaslarını çalıştırdığı ve ileriyi görme becerisini geliştirdiği için görme yetisine bile faydası olduğunu gösteren kanıtlar mevcut. Fiziksel yararlarının yanı sıra, dışarıda vakit geçirmek çocukların zeka gelişimlerine de fayda sağlıyor.

Dış mekan mı, iç mekan mı?

Kanıtların kimden yana olduğu belli. Açık havada oyun oynamak, fiziksel ve zihinsel yönden daha güçlü, daha özgüvenli ve sosyal becerisi yüksek çocukların yetişmesine yardım ediyor. Bu, iç mekanda oyun oynamanın hiçbir faydası yok demek değil elbette. İç mekanda oynanan oyunların, hayal gücünün genişlemesine büyük katkısı var. Ayrıca yaratıcılığı geliştirebilir ve yapılan etkinliğe bağlı olarak diğer bilişsel gelişimlere de fayda sağlar.

Mesela, kitap okumak hafızayı ve bilgi birikimini geliştirir. Beyin işlevlerini harekete geçirir, stres seviyesini azaltır ve çocuğunuzun dikkat süresini arttırır. Bir enstrüman çalmayı öğrenmek beyni çalıştırır ve hafızayı geliştirir; bilişsel gelişime katkı sağlar ve hatta konsantrasyon ve enerji seviyesini artırır.

Dış mekanda yapılan etkinliklerin iyi, iç mekanda yapılanların kötü olduğunu söylemek durumu basitleştirmek olur. İkisinin de faydaları var. Ancak şu açık bir gerçek ki, modern çağımızda terazide ağır basan taraf iç mekan etkinlikleri. Eğer çocuklarımızın açık havadan da faydalanmasını istiyorsak bu sorunu çözmeye çalışmalıyız. Çocukların açık havada daha çok zaman geçirmesini sağlamak, gelecek neslin hayatta başarılı olmak için ihtiyaç duyacağı fiziksel ve zihinsel sağlığı edinmesi açısından büyük önem taşıyor.

Çocuklar dışarıda neden daha az oynuyor?

Teknolojinin payı büyük. Çocuklar, televizyon ve filmlerden tutun son teknoloji oyunlara, sosyal medya sitelerine ve akıllı telefonlara kadar yeni eğlence araçlarının bolluğu içinde yüzüyor. Çocukların aklını ve zamanını meşgul edecek, onları oyalayacak daha çok cihaz var artık. Ancak, tüm hatanın yeni medyanın yükselişine ait olduğunu söylemek, durumu basite indirgemek olur.

Arsa değeri yükseldikçe, şehirlerde çocukların oynayabileceği açık alanlar bırakmaktansa yeni apartmanlar ya da ofisler inşa etmek daha cazip görünebilir. Birçok kentsel bölge, vatandaşlarının mutluluğu ve üretkenliği için açık havanın ne denli önemli olduğunu anlamaya başlasa da, açık alanları peyzajın daha “üretken” yerleri yapmak için hala çok fazla finansal baskı var.

Şehir planlamacıları çocukların oyun alanı eksikliğinden tek başlarına sorumlu değiller. Ebeveynlerin, çocuk bakıcılarının ve öğretmenlerin tavırlarında da yıllar içinde büyük bir değişim oldu. Çocuklarla ilgilenen insanlarda güvenlik korkusu oluştu.

İngiltere’de Ulusal Çocuk Bürosu tarafından yapılan bir çalışma, ebeveynlerin yaklaşık yüzde 50’sinin “yabancılardan korktuğunu” ve bu yüzden çocuklarının dışarıda oynamasına izin vermediğini açığa çıkarıyor. Bu korku genellikle medyadan kaynaklanıyor. Halbuki istatistikler, çocuk kaçırma ya da saldırı olaylarının artışta olmadığını gösteriyor.

Çocuklar ile ilgilenen kreş ya da okul gibi kurumlar, bir çocuğun kendi gözetimleri altındayken zarar görmesinden ve bu yüzden dava edilmekten çok korkuyorlar. Maalesef, riskten kaçınma kültürü, çocukları korumaktan çok onlara zarar veriyor. Çünkü bu şekilde pohpohlanıyorlar ve ileride bağımsız bir birey olmakta zorlanıyorlar.

Çocukları açık havaya güvenli bir şekilde yeniden alıştırabilir miyiz?

Yükselen teknoloji ve korku ile başa çıkmanın bir yolu yokmuş gibi görünebilir. Ancak meraklanmayın. Çocuğunuzun, açık hava oyunlarının faydalarının tadına varması için atabileceğiniz mantıklı adımlar mevcut. Üç basit adım var:

  1. İç mekan için akıllıca sınırlar belirleyin.
  2. Açık havayı yeniden eğlenceli hale getirin.
  3. “Güvenli” bir şekilde rahatlayın.


İç mekan için akıllıca sınırlar belirleyin

İlk olarak, çocuğunuzun iç mekan uğraşları ile ne kadar vakit geçirdiğini kontrol etmek sizin elinizde. Buradaki anahtar davranış, içeri girer girmez televizyonu açma ya da telefonlara bakma alışkanlığından vazgeçmek. Çocuklarınızın, farklı etkinliklere katılmanın dengeli bir gün için önemli bir etken olduğunu anlamalarını sağlayın.

Açık havayı yeniden eğlenceli hale getirin

Cezbedici teknolojik aletlere sınır koymak kadar önemli olan ve yapmanız gereken bir diğer şey de açık havayı çocuğunuz için mümkün olduğunca çekici kılmak. Gözlerinizi kapatıp, çocukluğunuzda sizin ilginizi çeken, hayal gücünüzü ateşleyen şeyleri şöyle bir düşünün. Çocuğunuzun, açık havanın keyfini en iyi şekilde çıkarması için gerekli tüm materyallere sahip olduğundan emin olun. Oyunu hayatla birleştirmeleri için yaratıcılıklarını sonuna kadar kullanmalarına izin verin.

Etkinliklere ek olarak, çocuklara yalnızca kendilerine ait olan ve istedikleri gibi eğlenip maceralar yaşayacakları bir zaman dilimi vermek çok önemli. Eğer bahçeniz varsa, neden onlara istedikleri gibi eğlenecekleri bir alan vermiyorsunuz? Kaleler ve ağaç evler çocukluk hayalleridir. Bahçeniz yoksa, mahallenizdeki parklarda ya da oyun alanlarında oyun saatleri ayarlayın.

“Güvenli” bir şekilde rahatlayın

Çocuklarınızı koruma içgüdünüz son derece doğal. Ancak unutmayın, onlar çok dirençli ve güçlüler. Koca bir çocukluğu ufak tefek yara bere almadan geçiren bir çocuk bulmak zordur, ne de olsa bu da büyümenin bir parçası.

Açık havada oyun oynamak için kural koymak hiç de yanlış değil. Örneğin, ana caddeye çıkmamak kesinlikle onlardan biri olmalı. Ancak tüm riskleri ortadan kaldırmaya çalışmayın.Riskleri değerlendirmek ve kontrol altına almak da çocuk gelişiminin önemli bir kısmını oluşturuyor. İyi belirlenmiş sınırlar dahilinde kendi hatalarını yapabilmeliler.

Çok küçük çocukların güvenli bir şekilde gözetlenmeleri gerekse de, büyüdükçe açık havada yalnız kalma becerilerine güvenmek son derece önemli. Bu güvenin ne zaman geldiğini belirlemek her çocuğun kişisel gelişimine ve her ebeveynin kendi hislerine göre değişkenlik gösterebilir, ancak bu sayede özgüvenlerinin ve kendilerine verdikleri değerin arttığını unutmayın. Belirlenmiş güvenli sınırlar içinde rahatlamayı başarırsanız, çocuğunuza dengeli, sağlıklı, eğlenceli, oyun ve hayal gücü dolu bir çocukluk vermiş olursunuz. Ve onlar da size ömürleri boyunca minnettar kalırlar.

 

Kaynak: https://www.childinthecity.org/2018/01/15/children-spend-half-the-time-playing-outside-in-comparison-to-their-parents/